|

“Kainat dediğimiz kitap ,yazıldığı dil ve harfler
öğrenilmedikçe anlaşılamaz.O, matematik dilinde yazılmış;harfleri üçgen,
daire ve diğer geometrik şekillerdir.Bu dil ve harfler olmaksızın kitabın
bir tek sözcüğünü anlamaya olanak yoktur.”
Babası profesyonel bir müzisyen olan Galileo
İtalya’nın eğik kulesi ile ünlü Pisa kentinde dünyaya geldi.Rönesanssın son
döneminde yaşayan Galileo Descartes,Kepler,Shakspeare ve Francis Bacon gibi
ünlülerle çağdaştı.İlme katkısı ise matematik, fizik ve astronomi
alanlarında olmuştur.Aynı zamanda sanata karşı da bir yatkınlığı vardı;ut ve
org çalmanın yanında güzel resim tablolarıyla dikkati çekiyordu.
Galileo öğrenimine bir manastırda başladı. Daha küçük
yaşta iken kendine çeşitli oyuncaklar yaparak üstün yeteneklerini
göstermiştir.O dönemde Pisa kenti iyi bir öğrenim merkeziydi.Bu durum onun
yeteneklerinin gelişmesinde etkin rol oynamıştır.Babasının da
yönlendirmesiyle öğrenimine tıp fakültesine başlar.Fakat hekimlikten daha
çok ilgisini fizik, matematik çekmektedir.Bu arada dinlediği bir konferans
üzerine geometriye büyük bir ilgi duymaya başlar ve önce kapı aralıklarından
izlediği matematik derslerinin daha sonra ateşli takipçisi olur.Ne var ki
ailesinin geçim sıkıntısı yüzünden üniversiteden ayrılmak zorunda kalır,
özel derslerle geçimini sağlamaya çalışır.Çok geçmeden bazı buluşları
sayesinde adını ilim meclislerinde duyurur ,bunun üzerine ayrıldığı
Üniversite kendisini matematik okutmanı olarak çağırır.
Pisa üniversitesinden korkusuzca ifade ettiği
düşünceleri dolayısıyla ayrılmak zorunda kalır ve 1592 yılında Padua
üniversitesinde matematik profesörü olarak göreve başlar.Burada Euclid
geometrisi ve astronomi derslerine girer.
Galileo'nun astronomi bilimine sayısız katkıları
olmuştur.İlk astronomik teleskop Galileo tarafından Venedik'te
yapılmıştır(1609).(İlk teleskopu 1600'lerde Lippershey adlı Hollandalı
optisyen yaptı.)Sonuç olarak teleskopu gökyüzünü incelemek için kullanan ilk
bilim adamıdır. Galileo teleskopuyla gökyüzünü inceleyerek o güne kadar
bilinmeyen bazı yıldızları keşfetti.Venüs'ün evrelerini ve Güneş lekelerini
ilk gözleyen kişidir.Galileo'nun en büyük başarısı kuşkusuz Jüpiter'in dört
uydusunu tespit etmesidir.Bir diğeri de, Ay’ının hep sanıldığı gibi pürüzsüz
bir nesne değil , engebeli , dünyaya benzer bir nesne oluşuydu.
Galileo yaptığı araştırmalar sonucunda Kopernik'in
ve dostu Kepler'in Dünya'nın evrenin merkezi olmadığı, Dünya'nın kendisinin
ve Güneş'in etrafında döndüğü görüşünü destekledi. Fakat Galileo Kepler ve
Kopernik'in teorilerini destekleyerek engizisyonun tepkisini çekti.1616 da
Engizisyon önüne çağrılan Galileo istenildiği üzere Kopernik sisteminin ne
sözlü ne de yazılı olarak savunmayacağını ifade ederek bağışlanmasını diler
ve aldığı talimat üzere köşesine çekilerek suskunluk içersine girer.Bu arada
“Dünyanın iki büyük sistemi üzerine Diyalog” adlı kitabının yazar.Kitapta
bir yandan güneş merkezli sistemin doğruluğu birtakım ince tartışmalarla
kanıtlanırken diğer taraftan da resmi görüşle sinsice alay edilir .Kitap
beklenenden fazla ilgi görmüştür.Bu ilgi üzerine Engizisyon Galileo’yu
tekrar çağırır tekrar tövbe ettirtir.
1637'de kör olunca teleskoptan uzaklaşmak zorunda
kalır.Son nefesine kadar bilimsel çalışmalarına devam eder.Galileo bilime
yaptığı katkıların yanında koyu taassuba ve cehalete karşı açtığı savaşla da
ölümsüzleşmiştir.Kilise işlediği ayıbın ezikliğinden bugün bile tam
kurtulmuş değildir.
Otuz yıl önce Bruno’yu
yakarak cezalandıran Engizisyon Galileo’ya daha ılıman bir ceza verir ve ev
hapsine mahkum eder.Yaşlı bilgin hayatının son döneminde iyice çökmüş bir
vaziyette Floransa’da hayata veda eder. |