|

Aydınlığın
son ışığı
Şimdi, epey gerilere giderek İskenderiyeli astronom ve matematikçi Theon’un
kızı Hypatia’yı anlatalım. Bilimi ve zerafeti ile olduğu kadar güzelliği ile
de ünlü olan bu filozof ve matematikçi Grek hanım Atina’da eğitimini
tamamladıktan sonra İskenderiye’ye yerleşmiş ve orada bir okul açmıştır.
Zamanında yaşayanlarca filozof İsidorus’un karısı olduğu söylenmişse de,
bunda bir yanılgı olduğu sanılmaktadır; çünkü güvenilir yazarlara göre
Hypatia hiç evlenmemiştir. Babasından aldığı sağlam fikir yapısı ile
kendisini Platon’un izinde buldu ve İskenderiye’de Platon, Aristo ve Suda
gibi diğer filozoflar üzerine halka açık dersler verdi. En önemli öğrencisi
Synesios’dur. Sonradan büyük filozof olan bu öğrencisi ona hayranlığını ve
ilmine duyduğu takdirlerini bildiren pek çok mektup yazmıştır. Bu mektuplar
felsefe tarihi kitaplarında bugüne kadar gelmiştir. Buna karşın Damaskios ve
onun hocası İsodoros, Hypatia için filozof olarak büyük takdirlerini
söylerken İskenderiye’deki Platon geleneğinin etkisi altında kalmayıp, kendi
kararını verseydi geometride daha ileri olurdu fikrini ileri sürmüşlerdir.
Sinosios ve Herakles’in yetişmelerinde öğretmenleri Hypatia’nın üstün
gayreti teşekkürle anlatılmaktadır.
Hypatia çeşitli bilim dallarında çalışmıştı; yaratıcı olmaktan çok bir
eleştirmen ve yorumcu (commentator) idi. Astronomik tablolar, Appolonius
konik kesitleri ve Diophant üzerine yorumları vardır.
Hypatia’nın en parlak zamanı Arkadius’un hükümranlığı dönemine, 415’deki
trajik ölümü de Arkadius’un halefi devrine rastlar.
Hypatia’nın İskenderiye’de yeni Platonculuğu yansıtan felsefesi, yaklaşımı
bakımından Atina okuluna göre daha araştırmacı ve bilimsel nitelikteydi,
ayrıca Atina okulu kadar mistik eğilimler taşımıyordu.
MÖ
3. yüzyıldan başlayarak altıyüz yıllık bir süre boyunca insanların
İskenderiye’de başlattığı düşünsel ortamdan sonraki baskı, öğrenmekten korku
bütün izleri yok etmiştir. Hıristiyanlıktan sonra filozoflar takımı Roma
hükümdarının himayesinde olmaya devam ettiler ve yeni eğitim hiçbir şekilde
yığınlara mal edilmedi. Hükümdar Julyana Apostata’nın onlara verdiği koruma,
ölümünden on yıl sonra da devam etti. Hypatia o dönemde ilk Hıristiyanlarca
büyük ölçüde putperestlikle özleştirilen öğrenim ve bilimi simgeliyordu. Bu
nedenle İskenderiye’de Hıristiyanlar ve Hıristiyan olmayanlar arasındaki
gerginlik ve çatışmaların öne çıkan ismi olarak görülüyordu. Eski
aydınlanmanın temsilcisi olan Hypatia, Pitolemais şehrinin putperest valisi
Orestes’in himayesine sığınır, Rahip Cyrillos’un İskendiriye’ye Başpiskopos
olmasından sonra gerginlikler daha artar ve onun yandaşlarının oluşturduğu
bir kitle tarafından sokakta araba altında linç edilir.
Önceleri
Makedonyalılar, sonra Romalı askerler, Mısırlı rahipler, Yunan
aristokratları, Fenikeli denizciler, Yahudi tacirler, Hindistan ve Güney
Sahra’dan gelen ziyaretçiler İskenderiye’nin parlak döneminde büyük bir uyum
içinde yaşamışlardı. Büyük İskender’in kurduğu bu şehrin muhteşem bir
kütüphanesi ve buna bağlı bir müzesi vardı. Bilim ve düşünce ürünleri burada
çiçek açmıştı; pek çok bilim adamının yanında İskenderiyeli Theon ve kızı
Hypatia da bu kütüphaneye devam edenler arasındaydı. Bu kütüphane de
fanatikler tarafından yakılmıştır. |